Posts

RE360 Gayrimenkulün Büyük Buluşması

RE 360 Gayrimenkul’ün Büyük Buluşması, bu yıl online olarak Digital Network Alkaş platformunda gerçekleştirildi. Gayrimenkul sektörünün buluşma noktası ve alanında uzman profesyonellerin yer aldığı oturumlarda, Dr. Fatoş Karahasan moderatörlüğünde sektör paydaşlarıyla verimli ve etkin, 3 günlük bir konferans programını takip ettik. Sektörün önde gelenlerini ve izleyicileri yeni dönemde dijital olarak bir araya getiren Digital Network Alkaş platformu, gayrimenkul sektörünün buluşmasına ve iş birliği fırsatlarına alan açtı.

Dijital Sahne üzerinden konuk olduğumuz bu konferanslardan bir araya getirdiğimiz bloğumuzu keyifle okumanızı dileriz.

Katılımcılar:

Dr. Fatoş Karahasan, Filippo Rean, Greg Clark, James Brown, Brian Solis, İbrahim İbrahim, Avi Alkaş, Encan Aydoğdu, İrem Yücel Kaymak, Özen Kuzu, Pelin Akın Özalp, Yulia Stepanova, Nail Olpak, Akan Abdula, Maria Vassilakou, Merter Özay, Gizem Burteçin, Bülent Gürcan, Dr. Rıza Kadılar, Ersun Bayraktaroğlu, Neşecan Çekici, Firuz Soyuer, Fazıl Oral

Oturumlar:

  • Covid-19 Sonrası Geleceğin Şehirleri ve İstanbul İçin Fırsatlar
  • Pandemi Sonrasında Gayrimenkul Dünyasını Neler Bekliyor?
  • Dijital Dönüşüm ve İş’in Geleceği
  • Yeni Dünyada Kazanmak İçin 4 Yapıtaşı
  • Avi Alkaş Yönetiminde Sektör ve Yatırımcılar Paneli
  • Algoritmalar Devrinde Pandemi
  • Viyana’nın Dönüşüm Yolculuğunda Neler Yaşandı? Akıllı Bir Şehir Koronavirüs ile Nasıl Mücadele Ediyor?
  • Yeni Dönemde İş Hayatı, Çalışma Düzeni
  • Gayrimenkul’de Gelişen Trendler, 2021
  • Vitrivius’tan Toki’ye Temel ve Kaide

Portland Yönetici Direktörü İbrahim İbrahim’in yeni dönem terimleriyle dolu konuşmasını ve sunumunu çok beğendik. VUCA World kavramıyla giriş yaptığı sunumuna V: Volatility, U: Uncertainty, C: Compleity, A: Ambiguity terimleriyle içinde bulunduğumuz dönemin uçucu, bilinmezlik içeren, karmaşık ve belirsiz bir süreç olduğunu kabul ettik. Bu süreci iyi anlayarak yeni döneme uygun konsept ve kavramların desteğiyle hızlanmak ve  AN’da kalabilmek konusunda umudumuz yüksek. İbrahim İbrahim’in İngilizce olarak paylaştığı sunumundan aklımızda kalan ve paylaştıkça hayatımıza yerleştirebileceğimiz terimleri sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu terimler arasında yeni döneme uygun yaşam tarzları, mekan ve iş tanımları, yönlendirici konseptler ver alıyor.

  • Phsyical and Digital Design (Fiziksel ve Dijital Tasarım)
  • Culture – People – Place – Story – Space – Environment (Kültür, İnsan, Mekan, Hikaye, Alan)
  • Easy, simple, convenient (Kolay, sade, elverişli)
  • Just-in-time living (Anda yaşama)
  • Creating value by stripping out complexity (Karmaşıklığı ortadan kaldırarak değer yaratmak)
  • Reconnecting our community (Topluluğumuzla yeniden bağlantı kurmak)
  • Meaning, belonging, sharing (Anlam, aidiyet, paylaşım)
  • Participation is the new consumption (Katılım yeni tüketim)
  • Shift from commodities to communities: hospitality, co-working, co-living, resi-retail (Mallardan topluluklara geçiş: misafirperverlik, birlikte çalışma, birlikte yaşama, konut-perakende)
  • Spaces to be (Olması gereken alanları)
  • On-demand spaces (İsteğe bağlı alanlar
  • Place Curator (Mekan Küratörü)
  • Channels of distribution changes to moment of experience (Dağıtım kanallarının deneyim anına göre değişmesi)
  • Immersive, enriching, smart, healthy (Sürükleyici, zenginleştirici, akıllı, sağlıklı)
  • Learning, experience, local, live (Öğrenmek, deneyimlemek, yerelleştirmek, yaşamak)
  • New value is about authenticity (Yeni değer özgünlükle ilgili)
  • The importance of personalization (Kişiselleştirmenin önemi)
  • Wellness is no longer a category: welness must be within the DNA (Wellness artık bir kategori değil, wellness DNA’nın içinde olmalı)
  • Unexpected, unknown, ephemeral, imperfect (Beklenmedik, bilinmeyen, kısa ömürlü, kusurlu)
  • More natural, softer, domestic, no hard/fixed architecture (Daha doğal, daha yumuşak, yerli, sert / sabit mimari yok)
  • Public Realm Activation: Health & Wellness, Hospitality, Work, Making, Residential, Education – activating the realm by connecting these terms (Kamusal Alan Aktivasyonu: Sağlık ve Zindelik, Ağırlama, İş, Yapım, Yerleşim, Eğitim – bu terimleri birbirine bağlayarak alanı harekete geçirmek)

Speak like a magazine (Bir dergi gibi konuşun)

Change like a gallery (Bir galeri gibi değiştirin)

Engage like a show (Bir gösteri gibi etkileşim kurun)

build Loyalty like a club (Bir kulüp gibi sadakat oluşturun)

Share like an app (Bir uygulama gibi paylaşın)

Seed like an incubator (Bir kuluçka makinesi gibi tohum verin)

Connect like a community (Bir topluluk gibi bağlanın)

Those who make it happen > Those who let it happen > Those who wonder what happened (Yapanlar > Olmasına izin verenler > Ne olduğunu merak edenler)

Mekanların inşalara huzur ve mutluluk vermesine odaklandığımız, odağımızı insana, toplulukların önemine ve deneyime çevirdiğimiz bu dönemde Avi Alkaş’ın bir benzetmesi bizi her zaman umutla dolduruyor.

Aşure birbirine benzemeyen malzemelerin bir araya gelmesiyle çok özenli bir birliktelik oluşturuyor. Aşure bir karışım noktası: farklı kültürlerden gelen bir karışım. Farklı sektörlerin birlikte çalıştığı, birbirine benzemeyen insanların birlikte paylaşarak sentezlediği, birbirini desteklediği bir topluluk. “Nasıl ki aşurede farklı farklı nimetler kendi özelliklerini korumak suretiyle aşure kazanına ve aşureye ayrı bir tat katıyorsa, aşure bize farklılıklarımızı bir ayrıştırma vesilesi değil, bir zenginlik olarak görmemizi söylüyor… Diğer bir deyişle, benzerimizi kendimiz gibi sevmeyi…”

Nail Olpak’ın bahsettiği üzere güven duygusu bu dönemde çokça karşılaştığımız bir kavram. “Bu dönemin kazananlarının kimler olacağı bizlere de çok soruluyor. Güven duygusunu çok daha iyi verebilenler şüphesiz ki dönemin kazananı olacak.”

Future Bright Group Kurucusu Akan Abdula:

  • Covid’le dijital devrim birleşti. Dünyanın ilk pandemisi değil ama hem dijital devrimi hem de pandemiyi aynı anda yaşadığımız ilk dönem.
  • Güven endeksi düştü, uluslararası ticaret ve tedarik zincirleri kırıldı, dünya yeniden panikle para basmaya başladı.
  • Neoliberalizm sektörle ilgili öğretilerinin sonuna doğru geliyoruz. Covid yeni bir çağa kapılarını açıyor.
  • Dijital devrim: insanlık kendi yankı odalarında yaşıyor. Hiper normalleşme: hipernormallik bizim için normal haline geliyor.
  • Kendine yeterlilik, yerel üretim, sürdürebilirlik oldukça önem kazandı.
  • Türkiye sanayinin, üretmenin ve tarımın ne kadar önemli olduğunu kanıtlamış durumda. Fakat toplumda belirsizliğin yarattığı korku var. Türkiye regresif davranışlar gösteriyor. Yetişkinliği kaldıramayan, çocuklaşmış bir toplum… Umut vermemiz, onları kendilerine getirmemiz gerekiyor. Fakat bu ışığı nerede bulacağız? Eski öğretimizi geride bırakmalıyız. Eskinin öğretisiyle yeniye geçemezsiniz. Bugünün problemleri bugünün iç görüleriyle olmalı. Yeni derinliklere ulaşmamız gerekiyor. Big datanın içindeyiz. Bir robota karşı etkinlik savaşını nasıl kazanacağız? Eskinin öğretileriyle şirketlerimizi yönetmeye devam edemeyiz, burada derinlik eksik kalır. Grassroots hareketlerine bakmamız gerekiyor. Otları hepimiz görürüz, kökleri hepimiz göremeyiz. Artık parça parça küçük kitleleri buluyor, harekete geçiyor, onlarla ilişki kuruyor olmamız lazım. Büyük kitleleri harekete geçirmenin zor olacağını, küçük grupları bularak umutlandırmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada kendi şirketinizde grassrootsları bulup harekete geçirmeniz lazım. Mesela orta yaşta koronavirüsten sonra inanılmaz bir sağlık kaygısı oluştu. Orta yaş wellbeinge önem vermeye başladı: bu bir grasroots. Türkiye’de orta yaş segmenti büyüyecek gibi görünüyor. Buraya yatırım yapıyor muyuz? İnsanımıza, markamıza bir amaç veriyor olmamız gerekiyor. Sosyal amaç bulup, insanları dahil ederek, kendimize ve çevremizdekilere nazik olmayı hatırlatmamız gerekiyor.

Yeni Dönemde İş Hayatı Ve Çalışma Düzeni

Özay Hukuk Bürosu Kurucusu Merter Özay moderatörlüğünde, HAN Spaces CEO’su Gizem Burteçin, Teknosa CEO’su Bülent Gürcan, EMCC Dünya Başkanı ve PERYÖN İK Dijitalizasyon Temsilcisi Dr. Rıza Kadılar ile yeni dönemde deneyimlediğimiz hibrit ve esnek çalışma düzenini, teknolojiyi ve esnek çalışma mekanlarını, hukuku ve içinde olduğumuz dönüşümü konuştuk.

Gizem Burteçin:

“Pandemi bir ‘disruption’ yarattı, yani alıştığımız düzende bir sapma oldu. Esnek çalışabildiğimizi gördük ve gerek çalışanlar bu deneyimden gerekse şirketler bu kolaylık ve tasarruftan vazgeçmek istemeyecekler. HAN olarak şunu söyleyebiliriz ki teknolojiyi ve esnek çalışmanın kazanımlarını birlikte olmaya tercih etmektense konvansiyonel olanla yeniyi bir araya getiren ‘hibrit’ modele yöneleceğiz. 

“Çalışanların bu dönemde dikey plazalardan korktuğunu anladık. Plazalara talep olmayacak diye bir şey yok aslında sadece plaza kültürü dönüşüyor. Aklı ve ruhu olan plazalara ve ofis binalarına her zaman talep olacak. Plazaların akıllı olanları: bina yönetim sistemleriyle kendilerini güncelleyenler, ruhu olanlar ise kullanıcı deneyimine önem verenler olacak. Depreme dayanıklılık, içerideki temiz hava ve hijyen çok önem kazandı. Çoklu kullanıcının olduğu bir çalışma ortamına/çalışma düzenine doğru geçiyoruz. Çoklu kullanıcı deneyimini proptech altyapısı ile desteklemek, mekanda esneklik, kontratlarda ve hizmetlerde esnekliğin sağlanması önemli.”

“AVM’lere, otellere gittiğinizde her şey insanları çağırıyor. Ofisler eskiden katma değer sunmayan statik yapılardı. Şimdi bunun değiştiğini görüyoruz. Topluluk yönetimi, kurumsal network ve iş birliği olanakları sunabilen hazır ofise talep arttı.”

Bülent Gürcan:

“Bu dönemde Teknosa olarak sunduğumuz teknolojik ürünlere büyük bir talep olduğunu deneyimledik, satışlarımız arttı.  Çalışan deneyimi ise her zaman gündemimizde. Y ve Z kuşağının en önemli talepleri; uzaktan çalışma, esnek çalışma… Son iki-üç senedir İK’nın odama yaptığı sık ziyaretlerden aldığım geri bildirimi bu şekilde ifade edebilirim. Hem Teknosa’da hem dünyada böyle gelişen bir kültür vardı. Pandemi öncesinde de biz esnek çalışma imkanları sağlıyorduk. Fakat sadece esnek ve uzaktan çalışmanın olduğu bir sistemin de sürdürülebilir olmayacağını söyleyebilirim, ekranın karşısında alkışlamak, el sallamak yetmiyor. Birlikte pasta kesmek, başarıları birlikte kutlamak, omuz sıvazlamak,… Bunlar hepimizin ihtiyacı olan şeyler… Network, birlikte olmak oldukça değerli, umarım tekrar kavuşuruz.

Merter Özay:

“Biz hukukçular sözleşmelerdeki mücbir sebep maddelerini ağırlıklı olarak kopyala yapıştır ile hazırlarken hiç böyle bir durum, özellikle pandemi aklımıza gelmezdi. Artık bunları tartışmaya başladık, bir yerde genlerimize işledi ve bundan sonra da bu refleksle hareket edeceğiz. Yeni dönemde işi hukuku başta olmak üzere Borçlar Hukuku, Kişisel Veriler Hukuku, Ticaret Hukuku, İdare Hukuku başta olmak üzere sayısız alanda ve sözleşmelerde düzenlemeler yapılması gerekiyor. Bunun hukuki hazırlık boyutunu düşünüp müvekkillerimizle müzakeresini yapıyoruz.”

Dr. Rıza Kadılar:

“Yapılan işe, bulunulan sektöre ve şirket kültürüne göre hangi alışkanlıkların kalıcı olacağı değişecek. Burada mühim olan verimlilik ve çalışan deneyimi anlamında avantajlı olan değişimlerin kalıcı olabilmesi. Maalesef hala bir çok yönetici pandemi öncesine duyulan özlem ile hareket ediyor. Çalışan deneyimi açısından durum bir nebze daha karışık. Bir yandan uzaktan erişimin sağladığı özgürlük ve olanaklar çok cazip gelirken, diğer yandan da iş özel hayat çizgisinin ortadan kaybolması, mahremiyetin tehdit edilmesi gibi konular ön plana çıktı. Sanırım bundan sonrası için kritik kavram “Hibrit” olacak. Büyük binalarda tek bir kurum yerine bir kurumun birçok mekanda küçük ofisler sağlamasının yeni bir trend olacağını düşünüyorum. Hatta şirketler birçok konuda çalışanlarına voucher verebilirler. Madem ofis alanında ve başka alanlarda maliyelerde azalmaya gidilecek, çalışanlar onlara verilen belli bir bütçe içinden uygun gördükleri çalışma mekanlarında toplantılarını yapıp ortak ama geçici çalışma mekanları seçebilecekler. Tabii bütün bunlar dijitalleşme ve şirketlerin güvenli bulut çözümleri ile işlerini yapmaya devam edebilmesi ile mümkün olacak. Uzaktan da iş birliği yapılabildiği, organize olup sonuç üretilebildiği ve bunun daha da verimli olduğu ortaya çıktıkça bu yönde yeni alışkanlıklar gelişecek. Tabii ki bunun çalışan deneyimi üzerine büyük etkileri olacak.”

Digital Network Alkaş: www.digitalnetworkalkas.com Instagram: @digitalnetworkalkas