Sesli Etkileşim: Clubhouse

2021’nin henüz ikinci ayında, dijitalleşmeyi doruklarda yaşarken neydi bu günlük alışkanlıklarımızın arasına giren sesli etkileşim platformu? Bir yandan esnek çalışırken, marketteyken, spor yaparken ya da arabayken dinlediğimiz, hatta birebir katılıp sesimizi duyurduğumuz yeni nesil bir sosyal ağ: Clubhouse.

Henüz ancak IOS kullanıcılarının davetiyeyle giriş yaptığı Clubhouse’la tanışma fırsatı olmamış okuyucularımıza kısaca aktarmak gerekirse: Clubhouse geçmişin radyo ve telsiz teknolojisinin günümüzün anlık ve dijital sesli iletişim yaklaşımıyla harmanlanarak dinleyici ve konuşmacıyla buluşmuş hali. Bu ne demek mi oluyor?

Clubhouse’da ilgi alanlarınıza göre birçok sohbet odasına giriş yapabiliyor, hem sektörel ve güncel konuşmaları takip edebiliyor, hem de daha hafif sohbetleriniz için arkadaşlarınızla buluşabiliyor, ya da yeni insanlarla tanışabiliyorsunuz. Deneyimlerin paylaşıldığı, yalın ve samimi bir ortam sunan Clubhouse, kullanıcıların birbirinden beslenmesine olanak sağlıyor. Bir yandan çalışma alanlarının geleceği konuşulurken, diğer yandan maç sonrası kritikleri yapılıyor. Aynı zamanda, politikaya yön veren gündem haberlerini takip ederken, izdivaç doğurabilecek tanışma odalarına da katılabiliyorsunuz.

Bizler de Şubat ayının ilk günlerinden beri Clubhouse’u gözlemliyor ve bu blog yazımız için düşüncelerimizi topluyorduk. Hatta Re-Set Workspace olarak İdil Türkmenoğlu moderatörlüğü ve Avi Alkaş ev sahipliğinde Re-Set x Clubhouse: Ofise dönmek ya da dönmemek, işte bütün mesele bu! sohbetini 610 kişinin katılımıyla birlikte gerçekleştirdik.

Avi Alkaş’ın da Clubhouse’un oldukça aktif, dinleyicilere umut ve esenlik veren bir kullanıcısı olduğunu sanıyoruz ki birçoğumuz keşfettik, heyecanla takip ediyoruz. Henüz dün başlattığımız Avi Alkaş ve Aret Vartanyan ile HAN’da Muhabbet serimizin ilk bölümü Clubhouse üzerinden gerçekleştirdik. Hayata, insana dair ne varsa samimi, ezber bozan, bizi geleceğe hazırlayan içeriklerle birlikte konuşuyoruz. YaşayAN’ların HAN’da buluştuğu HAN’da Muhabbet her Pazartesi saat 22.00’de Clubhouse’da.

Takip etmek için: Avi Alkaş @avialkas , Aret Vartanyan @aretvartanyan

Kendi tecrübelerimize dayanarak Clubhouse’un hem sektörel hem de bireysel kullanımı için bir analiz yaptık. Yazının devamında da okuyacağınız üzere bu yeni nesil platforma karşı duyulan heyecan an için yüksekken, uygulamanın hangi özelliklerini iyi ve kalıcı bulduğumuzu, hangilerinin ise alışılmadık ya da daha geliştirilebilir olduğuna dair yorumlarımızı sizin için derledik.


Clubhouse’da özellikle pandemi sürecinde hasret kaldığımız insan, birlikte paylaşmak, iletişim, ses unsuru ve anlık etkileşimin olması dikkat çekiyor. Platformla ilgili düşüncelerimiz yer yer farklılık gösteriyor. Bazen yeni bir sosyal mecranın doğuşuna şahit oluşumuzu gözlemliyor, bir alışkanlığın yerleşmesine eşlik ediyormuşuz gibi hissediyoruz. Bazenleri de “Clubhouse’un heyecanı bitti.”, diğer tüm sosyal medya hesaplarına anca zaman ayırabilirken “bu da nerden çıktı şimdi?” gibi düşünceler içerisinde kalıyoruz.

Clubhouse misyonunu şöyle tanımlıyor: Clubhouse’un tek bir topluluk değil, birbiriyle bağlantılı ve çeşitli topluluklardan oluşan bir ağ olduğu gerçeğini benimsiyoruz.

Anlık etkileşim (canlı)

Bu dönemde çok özlediğimiz canlılık unsuru, insan olmanın en kıymetli ve cana yakın hissettiren duygularından bir tanesi. “Ses” nasıl bir hayatiyeti ifade ediyor, yüreğimize dokunuyorsa, Clubhouse’un da aslında bu temel duyumuzu günümüz dijital dünyaya aktarması güzel bir yaklaşım. Bundan bir 10 yıl öncesinde (belki de hala) nasıl evde televizyonu “ses yapsın” diye açık bırakıyorsak, o hayatiyeti yaşatmak için belki de bu “yalnızlaştığımız” dönemden Clubhouse’un merhem olabileceği durumları gözlemliyoruz.

Erişilebilirlik

Şu an için sadece IOS kullanıcılarının erişim sağlayabildiği Clubhouse uygulamasına davetiye ile giriş sağlanabiliyor. Bu özellik kullanıcılar ve potansiyel kullanıcılar arasında bir gizem yaratıyor ve platforma katılmak, katılabilmek erişilmek istenen bir yetki haline dönüşebiliyor.

Bu yaklaşımla aynı zamanda Clubhouse’un topluluğunu organik bir biçimde oluşturmaya çalıştığını, kulaktan kulağa duyularak büyümeyi hedeflediğini söyleyebiliriz. Böylelikle platformdaki kullanıcıların ancak davet ettiği ikincil veya üçüncül yakınlarıyla saygı çerçevesinde bir topluluk oluşturma sürecini gözlemliyoruz.

Temel ihtiyaçları kapsayıcı bir yaklaşım

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi piramidinin yine aklımızın bir köşesinde olduğu bir gözlem daha… Hele ki bu pandemi sürecinde hepimiz az çok tüm ihtiyaçlarımızdan biraz feragat etmişken… Psikolojik ihtiyaçlarımızın, birlikte olmanın, ait hissetmenin, arkadaşlıkların, ilişkilerin eksikliğini biraz da olsa doldurmak için yeni nesil mekan ve araçlara ihtiyacımız oldu. Zoom uygulaması adeta hepimizin diline yerleşti, “Zoom yapmak” eylemi hayatımızın bir parçası oldu.  Clubhouse’un da son dönemde hızla ilgi görmesinin nedeninin, temel ihtiyaçlarımıza direk hizmet etmesi olduğunu söyleyebiliriz…

Fizyolojik gereksinimler, güvenlik, air olma, sevgi, saygınlık ve kendini gerçekleştirme gereksinimleri yeni dönemde Clubhouse’da “ses” buldu.

maslow hierarchy of needs pyramid ile ilgili görsel sonucu
Maslow’s Hierarchy of Needs Pyramid

İletişim (özlediğimiz sesli iletişim, aynı zamanda hem geleneksel hem fütüristik)

İletişim insan olmanın en temel ihtiyaçlardan, bizi biz yapan kıymetli unsurlardan bir tanesi. Sesin kullanımı ise aslında direk temel duyumuza hitap eden bir yolculuk sunuyor. Kitle iletişim aracı olarak tanıştığımız ilklerden biri telsiz, diğeri ise radyo. İşte Clubhouse bizce bu noktada yeni dönemde diğer platformlardan ayrışıyor. Çünkü geleneksel ve alışkın olduğumuz iletişimi aslında yeni nesil bir teknoloji ve erişilebilirlik ilkesiyle sunuyor. Böylelikle hem geleneksel hem fütüristik, hem bildiğimiz hem de geleceğin bilinmezliğine heyecan duyduğumuz bir ortam sağlıyor.

Sınırlar kalkıyor

Sınırları birkaç farklı bakış açısından inceledik:

  1. Clubhouse dilediğin zaman dilediğin yerden, dilediğin kişilerle, arzu ettiğin resmilik veya daha rahat bir sohbet ortamını, kullanıcının talebine göre, son derece kişiselleştirilmiş bir şekilde sunuyor. Sesini duyurma ve duyma eylemi hiç bu kadar kolay olmamıştı! Esnekliğin pandemi sonrası hayatımızda etkisi Clubhouse gibi mobil ve pratik çözümlerle devam ediyor.Bir odada kültür ve sanatın geleceği konuşulurken diğer odada yapay zeka konuşuluyor. Turizm ve perakendenin dönüşümüne ışık tutan konuşmacıların yanı sıra kişisel gelişim sohbetleri de katılımcılarını bekliyor.
  2. Aynı masada birlikte oturup konuşabilme fırsatımızın olmadığı kişilerle bir araya gelme şansı sunuyor Clubhouse. Konuşmacılara soru sorabilme, konuşmacıların büyük kitlelere konuşma arzusuna tekrar erişebilme durumu ve dinlemek/dinlemekten dolayı duyulan tatmin, farklı görüş sahipleriyle bir araya gelebilme fırsatı…
  3. Clubhouse herkese bir moderatör olma hakkı, konuşmacı, bilir kişi ya da dinleyici olma şansı sunuyor. Yaratıcılığını hızlıca hayata geçirebilen tüm kullanıcılar yayın yapmaya başlayabiliyor ve bu noktada herhangi bir teknik bilgi, sonradan düzenleme gibi ek adımlara gerek kalmıyor.
  4. Clubhouse topluluk önünde konuşma öz güvenini ve pratiğini arttırıyor. Aynı zamanda dinleme ve söz alma konusunda saygılı bir tavıra sahip olmanın de önemli olduğu bir mecra olduğunu düşünüyoruz.
  5. İş-yaşam dengesinde sınırlarımız artık kalmıyor. Pandemiyle birlikte halihazırda kaybettiğimiz mekan ve zaman dağılımı, maalesef Clubhouse’da da dağınık bir halde.
  6. Hızlı yaşamlarımızın arasında bir de Clubhouse’u takip edeceğim derken bazen ANda kalmayı unutabiliyor, bir anda birden fazla iş yaparken odağımızı dağılmış halde bulabiliyoruz. Kendimize, ailemize, arkadaşlarımıza ve sevdiklerimize kıymetli zamanımızı ayırmak isterken, benliğimizi Clubhouse odalarında sohbet ederken yakalıyoruz.
  7. Canlı yayın olmasına rağmen sonuçta bir basın-yayın kanal veya aracının sunacağı resmiyete Clubhouse’da her zaman rastlanmıyor. Bu noktada hazırlıksız olarak yayın yapan moderatörlerin ve konuşmaların program akışlarında içerik ve süreç boyunca da yer yer aksamalar ve ciddiyette azalmalar gözlemleniyor.
  8. Her odada moderatörlerin bir altında, öncelikli olarak moderatörlerin birincil takip ettiği kullanıcılar, ardından diğer dinleyiciler yer alıyor. Bu her ne kadar bazılarına göre hiyerarşik görünse de, aslında LinkedIn’deki 1st, 2nd bağlantı türüne benzerliği olduğu söyleyebiliriz. Böylece konuşmacıların da kendi ağlarından davet edebileceği konuyla ilgili kişiler öne çıkarak, çoklu bir paylaşım sürecine ortam sunuluyor.
  9. Clubhouse uygulamasının ana sayfasında dolaşan bir kullanıcı, takip ettiği diğer kullanıcıların hangi odalarda, ne dinlediğini görebiliyor. Bu hem şeffaflık sunarken, aynı zamanda da kişiye ait dışarıya açık olarak bir veri paylaşımına sebep oluyor. Spotify’da da arkadaşlarının ne dinlediğini görebilme özelliği varken aynı zamanda bunu kapatma imkanının sunulması gibi bir ek seçenek Clubhouse’da neden olmasın?

Clubhouse’un platform olarak motivasyonları nedir diye düşünürken Yüce Zerey’in LinkedIn üzerinden paylaştığı bu şemaya denk geldik ve bizce konuyu kapsamlı bir şekilde özetliyor.

Yüce Zerey, LinkedIn Paylaşımı