2 Ekim 2020, Re-Set Workspace Blog

İŞ DÜNYASI ESKİ ÇALIŞMA DÜZENİNİ RESETLİYOR

Re-Set Workspace iş dünyasının en geniş katılımlı ve kapsamlı raporu ile yeni döneme rehberlik ediyor.

HAN Spaces olarak yeni dönemde insanı odağına alan, sürdürülebilir, teknolojiye doğru şekilde entegre olan çalışma alanları ve iş kültürü için standartları ortak akıl ile hep birlikte ortaya koymayı, ofislere dönüşün sağlıklı ve verimli olması ile ülkemiz ekonomisine ve insan sağlığına katkıda bulunmayı hedefledik ve Re-Set Workspace’i kurduk. Düzenlediğimiz araştırmalar, oturumlar ve komisyonlar sonucunda ‘Türkiye İş Hayatı ve Çalışma Alanları Yeni Dönem Raporu’nu kamuoyu, iş dünyası ve bakanlıklarla paylaşıyoruz. Ideathon’da mimariden, insan kaynaklarına, teknolojiden, sağlık ve sürdürülebilirliğe farklı platformlarda yer alan 60 lider ile 12 hafta boyunca iş hayatımıza ve yaşamımıza etki eden farklı konuları farklı bakış açılarına yer vererek tartıştık. FutureBright araştırma şirketi çalışanların beklentilerini ortaya koyan kalitatif ve kantitatif araştırmalar düzenledi. İnsan, Çalışan Sağlığı ve İş Yeri Güvenliği, Sürdürülebilirlik, Tasarım, Teknoloji ve Çalışma Alanlarının Geleceği alanlarında 6 komisyona 120 üst düzey yönetici, uzman ve akademisyen değerli görüş ve önerileri ile katkı verdi.  Esnek çalışmadan, yeni dönem çalışma modelleri ve teknolojik adaptasyona, hukuki mevzuattan, iş yaşam dengesi ve sürdürülebilirliğe, ofise dönüşte alınması gereken önlemlerden çalışma alanlarındaki tasarım ve altyapısal değişikliklere kadar iş kültürü ve çalışma alanlarını her yönden ele aldık. Tüm dünyanın ilk defa deneyimlediği bir sürecin içerisinden geçerken trendleri öngörsek de, farklılaşan ihtiyaçlara yönelik tek tip çözüm veya reçete sunmak doğru değil. Bu platformda iş dünyasının en geniş katılımlı ve kapsamlı raporu ile yeni döneme rehberlik ediyoruz. Bu denli belirsizliklerle dolu bir dönemde ortak aklı bir araya getiriyor, standartları ve iyi uygulamaları ortaya koyuyoruz.

Raporumuzun tümünü indirmek için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

http://resetworkspace.com/rapor/

Re-Set Workspace, MESS ve Nurus ana sponsorluğunda, Turk-Net co-sponsorluğunda, Bahçeşehir Üniversitesi, Bilişim Vadisi, Girişimcilik Vakfı, Great Place to Work,İDEALİST İç Mimarlık Derneği, Özyeğin Üniversitesi ve PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) gibi değerli paydaşların katılımı ve Alkaş organizasyonuyla hayata geçti. Cisco, Daikin, Doğa HSE, EY, Hafele, ISS, IFS, Johnson Controls, Kayalar, Labirent, Logitech, Mey Diageo, Momento, Ofix, Organik Kimya, Özay Hukuk, Rasyotek, Samur Halı, Schneider Electric, Sensormatic, Servis 365, Tahincioğlu, Vemus gibi hem ofiste çalışan hem de ofis için çalışan şirketlerin de bilgi, birikim ve desteğiyle oluşan ortak akıl ile birlikte çalışma alanlarına standartlarına reset atıyoruz.

HAN Spaces YK Başkanı Avi Alkaş

“HAN Spaces olarak yeni nesil iş hanlarını yani paylaşımlı ve hazır ofisleri yöneten bir operatör ve çalışma ağıyız. Bu süreçte sağlığa, üyelerimiz ve çalışanlarımızın ofislere dönerken ‘virüs kapar mıyım, aileme bulaştırır mıyım?’ endişesini taşımadan gönül rahatlığıyla çalışabilmesine, şirketlerin bu süreci nasıl yöneteceğine odaklandık ve bir ortak akıl platformu olan Re-Set Workspace’i hayata geçirdik. Yeni dönemde insanı odağına alan, sürdürülebilir, teknolojiye doğru şekilde entegre olan çalışma alanları ve iş kültürü için standartları ortak akıl ile hep birlikte ortaya koymayı, ofislere dönüşün ve ofislerdeki dönüşümün sağlıklı ve verimli olması ile ülkemiz ekonomisine ve insan sağlığına katkıda bulunmayı hedefledik. Bu bağlamda insan kaynakları, mimari, teknoloji ve sürdürülebilirlik gibi farklı alanlarda görüş ve önerilerini bildiren farklı disiplinlerden paydaşlarımızla, akademisyenler ve iş dünyasının liderleri ile bir araya geldik.

Bu süreçte tek merkezin bizim bildiğimiz, kablolarla bağlı, tek tip insan ve iş yapısına göre tasarlanmış konvansiyonel ofis olmadığı anlaşılır oldu. Tek merkeze bağımlı çalışma kavramının sarsılmasıyla ofis içi ve dışındaki düzende köklü değişiklikler bekleniyor. Pandemi öncesinde sürekli konuştuğumuz daha esnek çalışılan bir çalışma hayatı zorluk ve fırsatları ile yaşamımıza daha erken dahil oldu. Z kuşağının iş yaşamına katılması ile ivme alan bu dönüşüm, kurum kültürü ve bağlılık açılarından değişikliklere sebep olacağı gibi, çalışan deneyimi, verimliliği ve motivasyonu konularını da alışılagelmiş standartların ve kalıpların dışına taşıyacak. Tabii bu durum ofislere bundan böyle ihtiyaç duyulmayacağı anlamına gelmiyor. Kararların alındığı, toplantıların yapıldığı, kurumun tüm parçalarını bir arada tutan, şirket kültürünün temeli olan ofisler, öznesi olan insanlar/çalışanlar için format değiştirerek hibrit ve esnek yapılanmalar, farklılaşan mekanlarla zamandan bağımsız olarak daima var olacak.

Esnekliğin ve verimliliğin kurumlar için çok daha değerli bir kavram haline geldiğini görüyoruz. İş gücü esnekliğinin iş yapışta, mekanda, teknolojide, maliyet ve kontratlarda esneklik gibi doğal yansımaları oluşuyor. Bu dönemde şirketler maliyetlerini düşürebilmek ve çalışanların evlerine yakın çalışabilmesi için çalışma alanları konusunda bir planlama ve portföy analizi yapmaya başladı. Belli oranda esnek çalışmaya açık olmak hem fonksiyonel hem de bütçesel faydalar sağlıyor. Ancak cevabı tek tip olmayan pek çok soru var gündemde. Değişim yönetimini nasıl yapacaklar? Esnek çalışmaya hangi departman, hangi kişiler hangi jenerasyonlar uygun? Rotasyonlar nasıl planlanmalı, ofis metrekaresinden ve maliyetlerinden tasarruf etmek mümkün mü gibi sorular var gündemde. Pandeminin getirdiği sağlık kaygıları ve belirsizlik ortamında sürekli bir adaptasyon ile bugünkü iş hayatımıza uyabilen çalışma alanlarının, şirketler açısından da esnek çalışma, uydu ofisler gibi modelleri yönetecek iş çözümlerinin gerekliliği öne çıkıyor. “

Alkaş ayrıca ticari gayrimenkul piyasasına da değinerek ”İstanbul’da 6.500.000 milyon metrekare olan A sınıfı ofis stokunda pandemi öncesinde dahi %30’lara varan boşluk oranları mevcuttu. Bu oran artacaktır. Konvansiyonel ofislerden hem fiziksel hem dijitali, hem geleneksel ofisi hem de esnek çalışmayı içeren Hibrit modellere ve Flex ofislere ciddi bir yönelim olduğunu görüyoruz. Esnek çalışma ve maliyet azaltıcı tedbirler sebebiyle metrekareler azalıp, uydu ofis mantığı geliştikçe binalardaki kiracı ve kullanıcı sayısı çoğalacak. Farklı jenerasyonlardan çoklu kullanıcıların arayışlarına ve hizmet taleplerine yanıt verebilen ofis binalarının cazibesi artacak. Ofisler artık çalışanların zorla gittikleri mekanlar olmayacak, aksine çalışanlar ve şirketler içinde hayat olan, hikayesi olan, insana ve ekosisteme değer veren, sağlıklı, hijyenik ve muhakkak ki depreme dayanıklı binalarda olmak istiyorlar.

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı ABD Başkanı, İş ve Meslek Hastalıkları BD Başkanı ve Prof. Dr. Mustafa Necmi İLHAN 8 ayda dünyada 28 milyona yakın kişiyi enfekte eden, 900 binden fazla kişinin yaşamını kaybetmesine neden olan Coronavirüs Pandemisi günlük yaşantımızda olduğu gibi, çalışma ortamımızı da oldukça etkilediğini belirtiyor.

“İş yaşantımızda yerinden ve evden yapılacaklar gibi ayrımlara giden süreç, çevrimiçi iş süreçlerini daha çok ön plana çıkardı. Beden gücü ya da Hekimlikte olduğu gibi yerinde görmek, dokunmak dışında hemen her iş, işyeri, çalışma şekli, süresi tartışılmaya, esnemeye, yeni modellere doğru yönlendi. “İş” te kuşkusuz en önemli öğe işi yapan “İnsan” daha da çok öne çıktı ve artık işin yapılabildiği mutfak, balkon, park, plaj vb her yer “İşyeri” oldu… Süreçte insanı öne koyan, yetişmiş değerleri yitirmeyen kuruluşlar daha ayakta kaldı ve beşeri sermayelerini, toplumdaki algılarını kuvvetlendirdi. Tabi işyeri değişince yeni çalışan sağlığı unsurları söz konusu oldu: Başta bir anda plazadan, ofislerden, hareketli yaşamdan, seyahatlerden eve giden sıkılan bireyler, işin yapılması gereğinin verdiği psikososyal baskıya, dışarı çıkamamaya, rahatlığa (kıyafet, yemek saati, iş yapma saati vs) önce alışamayıp, sonra uyum gösterenler ve gösteremeyenler diye ikiye ayrıldı. Bunun yanında hareketsiz kalma, ergonomik olmayan biçimlerde oturma, çalışma, aşırı ve dengesiz beslenme vb de devreye girince yeni dönemde de “Çalışan Sağlığı ve Güvenliği” yine ön plana çıkmaya başladı. Artık işyerindeki fiziksel/kimyasal etmenlerden öte, işe gidenler için coronavirüs, evdekiler için psikososyal ve ergonomik sorunlar en başta gelen sorunlar olmaya başladı.  Yeni dönemde kişisel haklar ve mahremiyetin korunması ile birlikte cororonavirüs önlemlerini uygulayan işyerleri ve evde de konforu sağlayan işyerleri çalışanın sağlığını ve ailesini koruyan, daha verimli işler yapan kuruluşlar olacak gibi görünüyor. “

PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz 

“Pandemi ile birlikte hayatımızın, iş yapış modellerimizin ve bunlara bağlı olarak şirketlerimizin bir değişim ve dönüşüm süreci içerisinde olduğu bir gerçek. Bu dönemde neredeyse bütün çalışanlar süreçleri evlerine taşıdılar. Tüm iş hayatı evlerimize sığabildi. Tüm bunların sonucunda yeni çalışma modellerinin artık hayatımıza yerleştiğini söyleyebiliriz. Şimdilerde ise birçok kurumun hibrit çalışma modellerine geçtiğini ve departmanlarını dönüşümlü olarak ofislere çağırdığını görüyoruz. Ofisler de yeni düzene uyum sağlıyor. Artık teknoloji baş rol oynarken, ofislerin büyüklüğü azalıyor ve ortak çalışma alanlarına daha çok yer veriliyor.

Geçirmekte olduğumuz dönem bize birçok yeni uygulama ve yaklaşımı miras bırakacak gibi görünüyor. Teknoloji ile insanı dengeleyebilen, çevik ve yenilikçi olabilen kurumlar fark yaratıyor. Gelecekte bu yaklaşımları kopyalayan sonra da geliştirerek kullanan pek çok kurum olacak. Teknoloji bu dönemde birbirimizden öğrenme kaslarımızı da güçlendirdiği için, yenilikçi uygulamaların hızla yayıldığını görüyoruz. Hibrit çalışma modelleri, hem maliyet, hem esneklik hem de jenerasyon ihtiyaçlarına karşılık verebilir durumda. Tabi bu dönemde ortaya çıkan yeni, farklı, ilham veren, vizyoner, katılımcı, şefkatli liderlik de ‘çalışan deneyimi’ni de değiştiriyor. Bu sürecin bizi liderle çalışanı birbirine yaklaştıran, sınırları incelten ya da kaldıran bir yeni döneme bağlayacağını umuyoruz”

FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula, Re-Set Workspace kapsamında hem anket hem de zoom üzerinden yüzyüze görüşmelerle düzenledikleri İş Dünyası ve Çalışma Alanlarına Yönelik Beklentiler Araştırması ile çalışanların beklentilerini yorumluyor.

“Dizüstü bilgisayarları, cep telefonları ve telekonferanslarla dolu yeni ev hayatlarıyla, bilgi çalışanları yıkılan kalıplar yerine yeni kalıpların, yeni kuralların oturtulması gerektiğini düşünüyor. Tüm bildiğimiz kalıplar yıkılınca, tüm sınırlar da ortadan kalkmış oldu. Önce bunu beyaz yaka çalışanlar avantaj olarak algılasalar da, sınırların olmaması artık kendilerini ciddiye yormaya başladı. Beyaz yakalı çalışanlar sekiz saatlik iş gününün gerçek değerini de sorgular hale geldi ve Covid-19 sonrası şartlarda bir iş gününün yeniden tanımlanması için çağrı yapıyorlar. 8 saat ofiste çalışmanın şartı idi. Yeni şartlarda bu ne olacak sorusu var. Beyaz yakalı çalışanlar evlerindeki programları üzerinde daha fazla kontrol istiyor. Ev kendilerinin evi haliyle ofis de kendilerinin ofisi. Kendilerine verilen eski kontrol seviyeleri kendi evlerinde çalışmayacak. Covid-19 çıkışında şirketler yepyeni motivasyonlarla karşı karşıya kalacaklar. Kontrolü ve gücü paylaşmak zorunda kalacaklar. Artık merkez ofisim burası, buraya geleceksin formülü zor çalışır. Yıllardır örtük bir “ideal çalışan” modeli üzerine inşa edilen ofis sistemler, biraz da kendini daha ideal hale getirmek zorunda kalacak.”

NURUS Yönetim Kurulu Başkanı Güran Gökyay 

“Esnek bir çalışma düzenine geçiyoruz. Yarı zamanlı olarak uzaktan (evden ya da başka yerden), yarı zamanlı da ofiste çalışacağımız bu yeni dönemde, ofis ortamında daha çok sosyalleşme ihtiyacı duyulacak. Evden çalışmanın yarattığı yalnızlık hissini çalışan ofise geldiğinde ortak alanlardaki paylaşım ve temasları ile gidermeyi hedefleyeceği için bundan sonra ofislerde ortak paylaşım ve tartışma alanlarının daha da artacağını ön görüyoruz. Ofis merkezinin kültürün devamlılığı için her zaman olacağını ancak uydu ofislerin ve esnek ofis opsiyonlarının da ön plana çıkacağını düşünüyoruz. 90’lı yıllarda insanlar ofislerde bölmeli alanlarda çalışıyorlardı ve zamanla açık ofis yapısına geçildi. Teknolojinin değişimiyle birlikte, insanların büyük bir kısmının farklı çalışma alışkanlıkları ön plana çıktı. Bu da kapalı ofislerden ziyade açık ofis gibi ortamlara geçilmesine sebep oldu. Bugün ise çalışma modelindeki esnek yapıların ofis ortamındaki fiziksel duruma da etki edeceğini ön görüyoruz. Dönüşümü daha kolay ofis tasarımları, daha renkli ve akıllı tasarımlara sahip mobilyalar, teknolojinin daha da odağında olduğu çözümler. Ayrıca insan sağlığının her zamankinden daha da önem kazandığı bu dönemde biz de doğa dostu ve anti-bakteriyel malzemeler kullanmaya özen gösteriyoruz” dedi.

Etiketler:

Re-Set Workspace, Time to Reset, HAN Spaces, Post Covid, Future is Flex, Flex Space, Future of Work, Paylaşımlı Ofis